This page is for health professionals only.

NO
I AM NOT
A HEALTHCARE PROFESSIONAL.
Editöre Mektup Konu: Jüvenil Maküla Distrofisinde Tercihli Retina Alanı
PDF
Atıf
Paylaş
Talep
Editöre Mektup
CİLT: 56 SAYI: 2
P: 145 - 146
Nisan 2026

Editöre Mektup Konu: Jüvenil Maküla Distrofisinde Tercihli Retina Alanı

Turk J Ophthalmol 2026;56(2):145-146
1. Dr. D. Y. Patil Tıp Fakültesi Hastanesi ve Araştırma Merkezi, Dr. D. Y. Patil Vidyapeeth (Üniversite Statüsünde), Maharashtra, Hindistan
2. Dr. D. Y. Patil Diş Hekimliği Fakültesi ve Hastanesi, Dr. D. Y. Patil Vidyapeeth (Üniversite Statüsünde), Maharashtra, Hindistan
Bilgi mevcut değil.
Bilgi mevcut değil
Alındığı Tarih: 11.11.2025
Kabul Tarihi: 07.04.2026
Online Tarih: 27.04.2026
Yayın Tarihi: 27.04.2026
PDF
Atıf
Paylaş
Talep

Sayın Editör,

Erbezci ve ark.’nın1 taramalı lazer oftalmoskopi ve mikroperimetri kullanarak jüvenil maküla distrofisinde tercihli retina alanlarının (TERA) topografik ve fonksiyonel özelliklerini değerlendirdiği çalışmayı büyük bir ilgiyle okuduk. Yaşa göre gruplandırılmış analiz ve fiksasyon takibi yapılması, kalıtsal makülopatilerde eksantrik fiksasyon konusundaki literatüre anlamlı katkılar sağlamaktadır. Ancak, az görme rehabilitasyonu açısından çıkarımlarının netleştirilebilmesi için çalışmanın bazı yönlerinin daha yakından incelenmesi gerekmektedir.

Yazarlar, TERA’ların yaşa bağlı olarak nazalden süperior bölgeye kaymasını kortikal adaptasyonun bir kanıtı olarak yorumlamaktadır. Ancak bu çıkarım, yapısal lezyon dinamiklerinin rolünü dikkate almadan, olgunlaşma sürecinin tek yönlü olduğunu varsaymaktadır. Kohortta yer alan genç hastaların aynı zamanda lezyonlarının da daha büyük olması nedeniyle, TERA’ların posteriora doğru anatomik yer değiştirmesi, aktif bir kortikal optimizasyondan çok, sınırlı miktarda sağlam retina alanı kalmasının bir sonucu olabilir.2 Bu ayrım klinik açıdan önemlidir çünkü süperior lokusun spontan olarak kazanılması, bu bölgenin eğitim potansiyelini değil, bireyden bireye farklılık gösteren lezyonun anatomik yapısını yansıtıyor olabilir.

Ayrıca, süperior yerleşimli TERA’ların okuma ve mobilite açısından fonksiyonel avantaj sağladığı yorumunun daha temkinli bir biçimde ele alınması gerekmektedir. Alt görme alanı skotomları (süperior lokuslarla ilişkili), aşağı bakışı gerektiren görevleri kolaylaştırabilmekle birlikte, çalışmada okuma hızı, kritik yazı boyutu ve metin takip doğruluğu gibi yakın görme sonuçları değerlendirilmemiştir. Bu veriler olmaksızın, öne sürülen fonksiyonel üstünlük varsayımsal düzeyde kalmaktadır.3 Göreve özgü görme verimliliğini doğrudan ölçen sürekli metin okuma performans ölçütlerinin çalışmaya dahil edilmesi daha güçlü sonuçlara ulaşılmasını sağlayacaktır.

Ayrıca, fiksasyon stabilitesi dispersiyon metrikleri aracılığıyla değerlendirilmiş olsa da, elde edilen değerlerin klinik önemi belirsizliğini korumaktadır. Çalışmada, bildirilen 2,15±1,43 derecelik fiksasyon instabilitesinin, rehabilitasyona yanıtın öngörülmesini sağlayacak bir eşik değeri aşıp aşmadığı belirtilmemiştir. Eksantrik görme eğitimi alan hastalarda, fiksasyon stabilitesi değerlerinin 2°’nin altında olmasının daha iyi fonksiyonel kazanımlarla ilişkili olduğu bildirilmiştir.4 Böyle bir referans değer yoksa, ölçülen stabilite değerlerinin görme terapisi planlamasında pratik karar alma süreçlerine aktarılması güçleşmektedir.

TERA-fovea mesafesi ile lezyon alanı arasında gözlenen korelasyon, eksantrik fiksasyonun anatomik temellere dayandığını desteklemektedir ancak bu bulgu henüz rehabilitasyonda değişikliğe neden olmamıştır. Özellikle, eksantriklik belli bir açısal eşiği aştığında TERA’nın yeniden konumlandırılmasının mümkün olup olmadığı belirsizdir. Algısal ve okülomotor kalibrasyonun etkinliğini yitirdiği kritik eksantriklik değerinin belirlenmesi, görme eğitimi protokollerine uygun adayların seçilmesine yardımcı olabilir.5

Sonuç olarak, bu çalışma jüvenil maküla distrofisinde TERA’lara ilişkin anatomik bilgimizi artırmakla birlikte, yapısal değişikliklerin göreve özgü görme sonuçları ve terapötik eşik değerler ile ilişkilendirilmesi, çalışmanın klinik yansımalarını daha da güçlendirecektir. Bu ilişkilerin netleştirilmesi, eğitim ve mesleki yaşamın gerekliliklerini yerine getirmeye çalışan genç hastalarda mevcut görmenin optimize edilmesine yönelik bireyselleştirilmiş stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

Anahtar Kelimeler:
Jüvenil maküla distrofisi, tercihli retina alanı, eksantrik fiksasyon, görme rehabilitasyonu, taramalı lazer oftalmoskopi

Yazarlık Katkıları

Konsept: S.S.S., Dizayn: S.S.S., Veri Toplama veya İşleme: A.K., Analiz veya Yorumlama: A.K., Literatür Arama: A.K., Yazan: S.S.S., A.K.
Çıkar Çatışması: Yazarlar bu makale ile ilgili olarak herhangi bir çıkar çatışması bildirmemiştir.
Finansal Destek: Çalışmamız için hiçbir kurum ya da kişiden finansal destek alınmamıştır.

Kaynaklar

1
Erbezci M, Özen Tunay Z, Öztürk T. Preferred retinal locus in juvenile macular dystrophy. Turk J Ophthalmol. 2025;55:239-244.
2
Kilpeläinen M, Putnam NM, Ratnam K, Roorda A. The retinal and perceived locus of fixation in the human visual system. J Vis. 2021;21:9.
3
Datta A, Richdale K, Tomiyama ES, Hu C, Logan AM, Skidmore K, Chandler MA, Ritchey ER, Wolffsohn JS. Near visual function measured with a novel tablet application in patients with astigmatism. Clin Exp Optom. 2021;104:42-47.
4
Chandrasekera A. Eccentric viewing training and mobility rehabilitation for a patient with Stargardt disease: a case report. Br J Vis Impair. 2025.
5
Harris H, Sagi D. Visual learning with reduced adaptation is eccentricity-specific. Sci Rep. 2018;8:608.